ALKIŞLAYIN AMA SES ÇIKMASIN!

ÖZCAN ÇELİK-SİYASET GÜNLÜĞÜ

ALKIŞLAYIN AMA SES ÇIKMASIN!

İçinde espri barındırsa da psikopatca bir yaklaşımla söylenmiş bu sözü kaynak=hizmet bağlamında değerlendirebiliriz. Nasıl  alkışlayınca ses çıkmaması mümkün değilse, kaynak olmadan hizmetin  olamayacağı da gerçektir.

 Ses çıkıyorsa icraat var demektir. İcraatın olmadığı yerde durum vasat hatta vasatın da altındadır. İcraatın olduğu yerde dedikodu vardır. Zaten alkışlamaya gönlü olmadığı için çıkacak sesi bahane eden psikopat kişilikler misali,

icraattan  rahatsızlık duyan meczup kişiliklerin ve bir takım çevrelerin şikayet edip  dedikodu üretmekten başka da bir hedefi  gayesi yoktur.        

Saplantılı ve önyargılı zihniyetler şikayeti ve dedikoduyu kendine görev edinmişlerdir. Beyhude dolanıp, boşa yorulsalar bile.

Dedikodular olumsuz algı oluşturma tezgahlarıdır. Zarar vermekten başka bir amacı yoktur. Bu nedenle, bir şeyin  dedikodusunun yapılması, onun gerçekleşmesinden daha kötüdür.

Yani ‘’şuyuu vukuundan beter’’ bir durum var ortada.

 

‘Kaynak olmasın ama hizmet gelsin’  oh ne güzel…

‘’evimin önündeki yol yapılsın, duvarım çekilsin, suyum kesilmesin, kapımın önü aydınlık olsun, korkuluk konsun, parkımız bahçemiz olsun..olsun da olsun’’..

gibi sayısız istekler karşısında yerel yönetimlerin özellikle de belediyelerin bu iş yükünün altından nasıl kalktığını düşünen yok.

 ‘’Evet yok ama, bunu vatandaş niye düşünsün, işin başındakiler düşünmeli’’ diyebilirsiniz. Son derece haklısınız.Bu durumda,   belediyelerin   hizmet için finansal kaynak bulma mecburiyeti var.

Çözüm ve hizmet için Kaynak arayışı içinde olmak lazım. Eğer kaynak bulamazsanız belediye başkanlığınız sıkıntılı geçer. Vasat geçer. Yerel kaynaklardan ve İller Bankasından gelen parayla belediyeler sadece hayatlarını idame ettirebilirler. Kaynak bulma noktasında belediye başkanlarına çok iş düşüyor. Bu iş birazda belediyecilik tecrübesiyle alakalı.

Yerel kaynak anlamında,  taşınmaz kaynakların çok büyük oranda tüketildiği, borçlanmalar nedeniyle gelirlerin yine büyük oranda kesintiye uğradığı bir bölgenin belediye başkanı iseniz gelir kaynağı yaratmaya mecbursunuz.    Belediyecilik tecrübeniz 25 yıldan  27 yıla çıktığı için bu konuda avantajlısınız.

 İcraatın olduğu yerde dedikodu muhakkak vardır. Kozlu gibi bir ilçede de dedikodu oranının yüksek olduğunu görüyoruz. Sürekli Gelişim, Modern Yapılaşma, Zonguldak’ın Vitrini, Kentin Parlayan Yıldızı, Sahil Projesi  gibi ifadeler Kozluyu işaret ediyorsa  ve bu ifadeler karşısında herkesin aklına Kozlu İlçesi geliyorsa,  dedikodulara itibar edilmiyor demektir.

Yukarıda belirtilen ifadeler Kozlu İlçesinin geneline hitap eden, İlçenin farkını yansıtan, sosyal ve ekonomik anlamda gelişimini tetikleyen unsurlardır.  Kozlu’nun her geçen gün prim yapan, gelişmeye en müsait bölge olduğunu unutmayalım.

Diğer yandan geçmişten yadigâr kalan tüm olumsuzluklar ortada iken, bu dönem üzerinde nedense bir sabırsızlık var. Daha iki buçuk yıl geçmesine rağmen ilçenin tüm sorunlarının bu kadar kısa bir süre içinde halledilmesini bekleyenler var. Bu beklenti muhalefette dahi var. Demek ki herkesin umudu var. İtiraf edemeseler de başarılı olunmasına dair güvenleri var. Sadece sırf konumları gereği muhalif duruşlarını sergiliyorlar.Çünkü burası bir iktidar belediyesi. Halledilemeyecek hiçbir mesele yok. Yol sıkıntısı mı var? ilk yaz’da  tüm parkeler sökülür,  yollar asfaltlanır. Yeni Belediye Hizmet Binası en geç 4 ay içinde tamamlanıp hizmete açılır, bunları diğerleri izler ve (kervan misali) süreç devam eder.    

Saygılarımla.

 

 


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>